pinklittleliar:

Bir gün, kalbinizi sevmekten patlatan o adamın sizi asla sevemeyeceğini fark ediyorsunuz. İşte o an, nefes almayı bırakıp ölmeyi diliyorsunuz. Öyle çok yanıyor ki canınız, haykırmak istiyorsunuz onu tüm dünyaya. Gözyaşlarınız durmuyor göz kapaklarınızda. Gözünüzden…

Posted 4 weeks ago with 21 notes
[Flash 9 is required to listen to audio.]

yesilojelikiz:

Nefes almayı unutacak kadar âşık oldun mu hiç? Pazar sabahı, yüzünde hiç silinmeyecek olan bir gülümseme, kulağında ölene dek duymak istediğin bir ses ve neredeyse kaburgalarını parçalayıp dışarı çıkacakmış gibi atan bir kalp. Ardından gelen sonsuz huzur… Şu an bildiğim tek şey hayatımda hiç bu kadar mutlu olmadığım ve ondan başka kimsenin beni bu kadar mutlu edemeyeceği.

Çünkü onun parmak aralarındaki boşluk tam benimkilere göre yapılmış.

Posted 4 weeks ago with 23 notes

Posted 1 month ago with 48356 notes
[Flash 9 is required to listen to audio.]

nerdenbaslasamkianlatmaya:

When The Lights Go Out

Posted 1 month ago with 10 notes
Posted 1 month ago with 368 notes

   bütün hatalarını görmezden gelebilirim. yokmuşum gibi davranmanı, beni düşünmemeni, fazla konuşmanı, fazla eleştirmeni, insanları küçümsemeni, kendini benim yerime koyamamanı, insanlardan yediğin kazıklara rağmen uslanmamanı, çocuklaşmanı görmezden gelebilirim.Her şeyine katlanabilirim.Bu uğurda her şeyi yapabilirim. melodisini hiç sevmediğin müziği sadece sözleri için seversin ya, seni sadece ‘sen’ olduğun için sevebilirim. seni hayatımda tırnak işaretleri arasına alabilirim, önemli olabilirsin. elimden daha fazlası gelmez. ben sana benden fazlasını veremem. beni öldürüşüne dahi aldırış etmeden, sadece bir kaç dakika daha dayanıp filmin sonunu görebilmek için yaşayan korku filmi oyuncusu gibiyim. esas olan biliyorum ki yaşadıklarımız basit değil fakat ‘pazar günü’ havasıydı. ertesi günün iş günü olma vesilesiyle hep bir geç kalksak gün bitecek, erken kalksak bütün gün esneyeceğiz düşüncesi. hep bir bıkkınlık. hep bir bir önceki günün özlemi.. hadi yine git, hiç bir şeyi umursamadan, elinden geleni ardına koymuyormuşçasına git. git ama gözlerimi kapattığımda git ki gidişini görmeyeyim. gözlerimi açtığımda da geri dönmüş ol ki gittiğinde yediğin haltları bilmeyeyim…

belki de hiç tanımadın beni, belki de hiç sevgimi göstermedim sana, belki de seni senden çok sevdim ama yine nefretle doldu gözlerim. ama şundan eminim sen beni asla benim istediğim gibi sevmedin, sen asla benim olmadın, sen asla canım yandığında o hissi yaşamadın. o hiss.. hani ona bir şey olurda ulaşamam ona diye. işte sen bu hissi yaşamadın. sen hiç, ‘ay ya bir hata yaparsam, hayatından çıkıyorum artık bitti hoşçakal’ diyecek diye, düşünerek, korkarak ağlayarak uyudun mu? sanmıyorum çünkü sen bunun zerresini bile yaşamayı geç, hissedemezdin. her seferinde ‘bitti çıkıyorum hayatından’ diyecek kadar değersizdim gözünde işte. her seferinde git yada, gidiyorum derdin. sözlerde, hiç kimse beni senin beni sevdiğinden daha çok sevemezdi. o yüzden şimdi yanımda yoksun. aslına bakarsan özlediğimden değilde, sırf bir şeyler yazmak için yazıyorum bunları yoksa hiç zerre umrumda değilsin. aklıma gelince ağlamamında sebebi o arada gözüme ne tesadüfse toz kaçması. yarım kalan hikayemize hiç çeki düzen veremedik diyorum hiç hemde. hep bizim gibi, sevgimiz gibi, aşkımız gibi yarım yamalaktı. aslında bunu düzene sokmak belki de benim elimdeydi ama, artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak kadar değişti. sen de değiştin, ben de çok değiştim. mesela artık bana gidiyorum bitti dersen yine, kapı orda derim.

Home Ask Archive Credit « back